6 Mayıs 2009 Çarşamba

Gel Artık!

"Yanağının dudağının uzanan kısmı eyle beni..." Bir gamze gibi çıkayım cennet yüzüne her gülüşünde... Bir cennet gibi huzur vereyim sana... Bir cennet gibi... Cezamı çektim al beni buradan... Elimde sensizlikle yetiştirdiğim çiçeklerinle bir buse gibi konayım hala güzelliğini tarif edemediğim çehrene... Al beni yar yanına... Bakmayayım sana ıslak gözlerle... Acıtmasın kurşun damlaları beni... Ürkmesin serçe yüreğim... Çıkar beni buradan...
Düşlerime gir... İsmimi çağır... Duymazsam gel yanaş bir yanıma, okşa elinsiz sertleşmiş saçlarımı... Uyanırım belki...

Rüyama daha yeni dalmıştım... Zaten tetikteyim gelirsin diye. Hani olurda gelirsin ya, yolları düzenliyordum.
Papatyalarını suladım. Ayağını basacağın yolları tekrar tekrar siliyordum.
Geceyi ve yıldızları seversin diye ben de bütün gökyüzünü yıldıza boyadım, arka fon parlement mavisi...

Rüyadayım... Her yer mis çiçek kokusu..
Rüyadayım... Seni beklemenin verdiği hüzün ve coşku yerden yüksek oynuyorlar...
Hüzün yüksekte, coşke ebe...


Kan damlıyor yoluna.. Kafamı kaldırdım, yıldızlardan kan akıyor..
Koştum atladım yollara, kirlenmesin..Onlar senin için..


Kabusa yeni dönmüştü rüyam... Zaten tetikteydim gelir diye. Ama bile bile hazırlamadım kendimi...
Çiçeklerini koruyordum, ellerimi kapatmaya çalışıyordum üstlerine..Tekrar tekrar siliyordum hepsini ama yetişemiyordum...
Gece ve yıldızlar kana bulandı,arka fon kan kırmızı...

Kabusdayım..Her yer kan kokusu...
Kabusdayım..Seni beklemenin verdiği hüzün ve çoşku saklambaç oynuyorlar...Hüzün saklanıyor, coşku arıyor...


Uykum derin değil,hani olurda gelirsin ya tetikteyim...

16.04.2005

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder